Amaç: Toplumsal Barış

Ali Demiral, Avukat Ökkeş Elmasoğlu ile bir röportaj gerçekleştirdi.


Haber Tarihi : 05 Kas 2017 12:23

Twitter/AliDemiral_AD

alidemiral@yandex.com

Televizyonda kaç kez denk gelmişimdir ama dizisini seyrettiğim birkaç tanıdık artistin de rol aldığını görene kadar açıkçası pek dikkatimi çekmemişti. Yurttaşları bilgilendirmek için çekilen kamu spotlarını biliyorsunuz. Sosyal konulara ilişkin hazırlanan bir kısa film türü. Onlardan bir tanesi olan “Arabuluculuk” konusu hakkında iki film seyredince, konuyu kayda değer buldum ve hemen tanıdığım bir avukat ağabeyime ulaştım. Hatay’ın Erzin ilçesinde yaşayan ve iş yapan Av. Ökkeş Elmasoğlu –ki daha önce kendisiyle başka bir mesele üzerine yine röportaj yapmıştım- ağabeyimi, yeni bürosunda ziyaret ettim. 40 dakika kadar soru-cevap yöntemiyle meseleyi iyice anlayıp, kaydettiklerimi size aktarmak için kolları sıvadım. Ökkeş ağabeye, “Sana ulaşmaları için iletişim bilgisini de ekleyelim röportaja” dediğimde; arabuluculukta reklâm yasağının olduğunu belirtti. “İnsanların mevzuyu kavraması yeter” dedi...

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Mekanizmalarından bir tanesi olan "Arabuluculuk" uygulamasının Türkiye’de hayata geçirilmesinin nedenleri nedir?

Tarafları mahkeme kararına ihtiyaç duymadan dostane yöntemlerle uzlaştıran yöntemleri, "Alternatif Çözüm Yöntemleri” olarak adlandırıyoruz. Bunlardan en yaygın olanı; arabuluculuk. Arabuluculuk ve diğer alternatif uyuşmazlık yöntemleri Avrupa'da yıllardır uygulanan yöntemler aslında. 2012 yılında Arabuluculuk Kanunu'nun kabul edilmesi ile birlikte hayatımıza girdi ve o dönemden bu yana ise, güzel mesafeler kaydetti. Avrupa ve diğer birçok ülkede çoğu uyuşmazlık mahkemeye gitmeden önce bir elekten geçiriliyor. Tarafların derin uyuşmazlıklarına varmayan küçük uyuşmazlıkları mahkemeye gitmeden, alternatif uyuşmazlık yöntemleri ile çözme eğilimi oluşmuş dünyada. Çünkü her uyuşmazlığı mahkemeye götürdüğünüz zaman, artık bu işin içinden çıkılamaz mahiyete geliyor. Mahkemeler, tarafların birbiriyle uzlaşamadığı, hiçbir yöntemle çözülemeyen davaların bir elekten geçirildikten sonra en nihaî aşama olarak görüldüğü durum aslında. Ama bizde, yani Türkiye'de senelerdir, en ufak uyuşmazlıklarda bile mahkemeler meşgul edildi. Onun için şu an ne mahkemeler yeterli, ne de hâkimler... Ne kadar da yeni hâkim alsanız, adliye yapsanız ihtiyacı karşılaması mümkün değil. Zira ekonomi ve ticaret büyüdükçe, nüfus arttıkça uyuşmazlıklar da büyüyor. Bu yüzden meseleleri mutlaka bir elekten geçirmek gerekiyor. Arabuluculuk da bu yöntemlerden bir tanesidir.

“Arabuluculuk, mahkemelerin iş yükünü hafifletiyor” diyebilir miyiz?

Tabi ki mahkemenin iş yükünü hafifletmesi en baştaki amaçlarından birisi ama amaçlanan sadece o değil. Arabuluculuğun felsefesi, tarafların mahkemeye gitmeden kendi çözümünü üretmesi. Bir anlamda, toplumsal barışın tesis edilmesini amaçlıyor. Malûmdur; kişiler arasındaki sorunun temel sebeplerinden bir tanesi iletişimsizlik. İnsanlar birbirini dinlemiyor ve anlamıyor. Aralarındaki yanlış iletişim nedeniyle birçok anlaşmazlık çıkıyor. Arabuluculuk yöntemi sayesinde yüz yüze gelen veya gelmek istemeseler de isteklerini, duygularını karşı tarafa arabulucular yoluyla ileten taraflar, içini rahatça dökerek psikolojik olarak rahatlıyor. Arabuluculuk, tarafların kendini ifade etmesini sağladığı için yanlış anlamaları ortadan kaldırabiliyor ve karşı tarafla empati kurmasına neden olabiliyor, taraflar anlaşma hâlinde mahkemenin değil, kendi çözümlerini ürettiği ve bu nedenle sonuçları daha iyi benimsediği için bu anlaşmanın kalıcılığı daha fazla oluyor.

Hangi meseleler arabulucuya gidebilir, hangileri gidemez?

Öncelikle gidilemezlerden başlayalım: Aile içi şiddet konularında kesinlikle gidilemez. Bu, kadını koruyan bir kanun. Boşanmanın kendisinde, çocukların velâyetinin düzenlenmesi konusunda gidilemiyor. Ama boşanmanın malî sonuçları; nafaka, tazminat, ev eşyalarının bölüşümü gibi konularda gidilebilir. Tarafların arzusuna bağlı olmayan, kamu düzenini ilgilendiren davalarda da gidilemiyor. Arabulucuya başvurulabilecek meselelere gelince; tüketici hakları, gayrimenkul davaları, ticarî davalar, alacak davaları, işçi-işveren arasındaki işçi alacağından kaynaklanan davalarda arabuluculuğa gidilmesi mümkün.

Arabuluculuğu sadece avukatlar mı yapabiliyor?

Sadece avukatlar değil, hukuk öğrenimi görmüş kişiler yapabilir arabuluculuğu. Ama bu kişilerin de en az 5 yıllık meslekî kıdeminin olması, 48 saat eğitim gördükten sonra yazılı sınavda başarı göstermesi ve arabuluculuk siciline kaydolmuş olması gerekiyor. Bu verilen eğitimler de taraflar arasında iletişimin nasıl yürütüleceğini gösteren iletişim dersleri, tarafların psikolojisini ve davranışlarını anlamamızı sağlayan psikoloji ve müzakerelerin nasıl yürütüleceğine dair müzakere yönetim derslerinden oluşuyor. Vatandaşlarımız “Arabuluculuk Daire Başkanlığı”nın internet sitesinden, bir kişinin arabuluculuk yetkisi olup olmadığını rahatlıkla görebilirler.

İşi arabulucuya havale etmek için ne yapmalı?

Bildiğiniz bir arabulucuya gidebilirsiniz. Bu arabulucu sizin adınıza karşı tarafla iletişim kurarak bunu gerçekleştirir. Hiç arabulucu tanımıyorsanız veya sistemin atadığı arabulucuya gitmek isterseniz, adliyeye gidip arabuluculuk merkezi varsa oraya, yoksa Sulh Hukuk Mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne giderek oradan sistem tarafından kendinize bir arabulucu tayin edilmesini isteyebilirsiniz.

Arabuluculukta süreç nasıl işler?

Kişi, arabulucu yolu ile uyuşmazlığını çözmek isterse yukarıda söylediğimiz gibi bir arabulucu tayin ettirdikten, arabulucu ile sorununuzu görüştükten ve ilgili evrakları arabulucuya verdikten sonra arabulucunuz karşı tarafla iletişim vasıtalarını kullanarak görüşme sağlar veya arabuluculuk sürecini anlatan bir form ile karşı tarafı bilgilendirir. Karşı taraf da eğer kabul ederse süreç, tarafların karşılıklı olarak bir araya getirilmesi ile veya "mekik diplomasisi" dediğimiz, tarafların teklif ve düşüncelerini karşı tarafa iletmek sureti ile bir araya gelmeden her iki tarafın da süreçten kazançlı çıkacağı şekilde, kazan-kazan şeklinde çözmeye çalışırız. Süreç tamamen tarafların iradesine bağlı olarak gelişir ve taraflar her zaman, görüşmelerden ayrılarak mahkeme sürecine devam etmekte özgürdür. Süreç, taraflar aksini kararlaştırmadığı müddetçe gizlidir ve arabuluculukta tarafların getirdiği belgeler mahkemelerde hiçbir şekilde kullanılamaz, kullanılması yasaktır. Arabulucu bu süreç içerisinde kesinlikle tarafsız olmak zorundadır.

Arabuluculuk nerede yapılır?

İsteğe bağlı yine... Genelde arabulucunun bürosunda yapılabiliyor. Adliyelerde buna ilişkin ayrılan yerlerde, o da yoksa tarafların istediği uygun bir yerde yapılabilir. Ama tarafsızlığı engelleyeceği için tarafların evinde, iş yerinde yapılması mümkün değildir.

Arabulucuya gitmek zorunlu mudur? Arabulucuya gittikten sonra anlaşılamazsa mahkemeye gidilebilir mi?

1 Ocak 2018 tarihinden itibaren açılacak; yalnızca işçi-işveren ilişkilerinden doğan alacak ve işe iade davalarında arabulucuya gitmek zorunluluğu başlayacak olup, arabulucuya gitmeden mahkemeye başvurduğunuzda davanız usulden dava şartı yokluğu ile reddedilecektir. Ancak arabuluculuk yolunda anlaşamadığınız takdirde mahkemeye gitme hakkınız da devam etmektedir. Başvuru şartı var ama arabulucuda çözülecek diye bir kural yok. Kamuoyunda bu çok yanlış anlaşıldı. "İşçiye mahkeme yolu kapandı" fikri aksettirildi. Ancak bu doğru değil Uzlaşılamazsa mahkeme yolu taraflar bakımından açık olacak.

Arabuluculuk teklifine, karşı taraf hiç gelmez ve görüşmelere başlamazsa ne olacak?

Arabuluculuk teklifine hiç cevap vermeyen, görüşmelere katılmayan taraf, uyuşmazlık dava yoluna gittiğinde davayı kazansa bile karşı taraftan mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti isteyemeyecektir.

Arabuluculuğun avantajları nelerdir?

Arabuluculukta, mahkemeye ödemek zorunda olduğunuz harçları, keşif, bilirkişi ücretini ödemek zorunda kalmazsınız, yıllarca süren mahkemelere göre birkaç saatte uyuşmazlıklarınızı çözebilir, sırlarınızın, özel yaşamınızın mahkemeler önünde, başkalarının önünde anlatmak zorunda kalmazsınız. Ayrıca mahkemede hâkîm önünde bir kaç dakikaya sığdırdığınız konuşma kısıtlaması burada yoktur. Mahkemenin çözümü yerine kendi çözümünüzü üretebilir, bir tarafın değil, her iki tarafın da kazanacağı bir çözümü gerçekleştirebilirsiniz. Ürettiğiniz çözümü siz belirlediğiniz ve bir tarafın kazanıp değer tarafın kaybettiği bir süreç olmadığından daha sonraki süreçte anlaşmazlığın tekrarlama riski daha azdır.

Bir arabulucu ne gibi çözüm yolu ve öneri sunabilir?

Eşitlik ve tarafsızlık ilkesi gereği arabuluculuğun felsefesi, öncelikle tarafların meseleyi kendi başlarına çözmesi. Tamamen özgür iradesiyle sonuca varması. Çünkü çözümü kendiniz ürettiğiniz zaman, o çözüm en iyi çözüm oluyor. Başkalarının ürettiği çözüm ne kadar da iyi olsa, o çözüm tarafları tatmin etmeyebiliyor. Çünkü bir taraf kazandığını, bir taraf kaybettiğini düşünebilir. Biz, her iki tarafın da eşitçe kazanmasını, ortak çıkarlarının tesis edilmesini istiyoruz. Ama bu en son çıkan yasal değişiklikle iş uyuşmazlıklarında özellikle düşünüldü ki en son aşamada, yani hiçbir konuda çözüm üretilemediği takdirde, arabuluculuk yapan kişi, tarafların izni ve iradesiyle, "Ben bir çözüm getirebilir miyim? Şöyle bir önerim var…" diyebilecektir.

Peki bu işin masrafı ne kadar?

Meselenin türüne ve anlaşma sağlanıp sağlanamadığına göre değişiyor ve her sene yayınlanan Arabuluculuk asgarî ücret tarifesine göre belirleniyor. Uyuşmazlık sağlanamazsa ve parayla değerlendirilemeyen bir uyuşmazlıksa saat ücreti olarak, eğer değeri belirlenebilen bir uyuşmazlıksa değere göre yüzde üzerinden belirleniyor. İş uyuşmazlıklarında anlaşma sağlanamazsa ilk 2 saatin ücretini devlet ödüyor. Vatandaşlar http://www.adb.adalet.gov.tr/Sayfalar/Teskilat/mevzuat/ek-tarife.pdf adresinden tarifelere ulaşabilirler. Mesalâ, bir alacak davası düşündüğümüzde 30 bine kadar olan sorunlarda %6 ödenir arabulucuya ve eğer aksini kararlaştırmazsanız yarı yarıya yani %3-%3 ödenebiliyor. Eğer maddî gücü buna müsait değilse, adliyelerden yararlanma hakkı var. Tıpkı devletin avukat sağlaması gibi…








"Sosyal Medya ile Kültür Sahibi Olunmaz"

TÜRKSAT 6A, 2020'de Hazır Olacak

Medya dünyasının merakla beklediği TÜRKSAT 6A'nın hazırlık süreci devam ediyor.

Facebook'un Haber Akışı Ücretli Olacak

Sosyal medya sitesi Facebook'un haber akışı, yayıncılar için paralı olacak.

Snapchat'te Ayrılıklar Devam Ediyor

Sosyal medya uygulaması Snapchat'te ayrılıklar sürüyor.

Kürşat Demircioğlu'na D-Smart'ta Üst Düzey Görev

Doğan Medya grubu bünyesindeki D-Smart platformunda Kürşat Demircioğlu'na üst düzey bir görev verildi.

Facebook Creator App Nedir?

Sosyal medya devi Facebook'un içerik üreticileri için geliştirdiği uygulama Creator App nedir, ne işe yarar?

Kurt Seyit ve Şura Arjantin'de Yayınlanacak

Türk dizilerinin Güney Amerika macerası sürüyor.

Ekşi Sözlük 1 Milyon Kullanıcıya Ulaştı

Yerli sosyal medya sitesi Ekşi Sözlük, 1 milyon kullanıcıya ulaştığını açıkladı.

Yerel Kanallardan İndirim Talebi

Yerel televizyon kanallarından uydu fiyatlarında indirim talebi... Yerel medyacılar TÜRKSAT ve RTÜK'e seslendi.

2017'nin Sinema Verileri Açıklandı

2017'de sinema salonlarında toplam izleyici sayısı ne seviyede? 2017'nin en çok izlenen yerli ve yabancı filmleri hangi yapımlar oldu?

Kanal A Kapatıldı

1996'dan beri medya dünyasının önemli yayın organlarından biri olan Kanal A sessiz bir şekilde kapandı.

7. Malatya Film Festivali'nde Ödüller Sahiplerini Buldu

7. Uluslararası Malatya Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu.



Görüşleriniz bizim için önemli...


Bize Yazın!